Ana Sayfa » Sağlık » Ağız kokusundan kurtulmanın en doğru yolu bir hekime danışmaktan geçer..!

Ağız kokusundan kurtulmanın en doğru yolu bir hekime danışmaktan geçer..!

Ağız kokusundan kurtulmanın en doğru yolu bir hekime danışmaktan geçer..!
Puan ver

doktor

Sonuç olarak ağız kokusundan kurtulmanın ilk adımı, kokunun kaynağının tespit edilmesidir ve bunun için yolunuz mutlaka bir diş hekiminden geçmelidir. Kişinin kendisine düşen en önemli görev dişlerini ve dilini her öğün sonrasında en az 3 dakika fırçalaması, mümkünse diş ipi kullanmasıdır. Ağız kokusunun geçmediği durumlarda ileri muayene ve tedavi planı yapılır…

 

Funda UGÜN

Diş Dostu Onaylı Klinik Diş Hekimi

Zaman zaman hepimiz ağız kokusundan şikayet ederiz. Bu özellikle çevreye rahatsızlık veren hastalığın bir çok nedeni olabilir. Eğer tedavi edilmez ise kişi sosyal açıdan sıkıntılı bir duruma girer, o nedenle hastalığın nedenini bulmak ve tedavi etmek durumundadır.

Ağız kokusu bireyin fiziksel, ruhsal ve mental iyilik halini bozduğu için bir hastalıktır . Tedavisini diş hekimi yapar veya planlar. Ağız kokusu fizyolojik ağız kokusu, dil kokusu, boğaz-sinüs sebepli ağız kokusu,  sindirim kanalı sebepli ağız kokusu, nefes kokusu ve psikojenik sebepli ağız kokusu olarak sınıflandırılır.

Ağız kokusunun fizyolojik nedenleri nedir ve ne yapılmalıdır?

Fizyolojik ağız kokusu sabahları meydana gelen ve ilk birkaç saat içerisinde kendiliğinden kaybolan ağız kokusudur. Her sağlıklı bireyde sabah uyandığında sindirim kanalında biriken gazlar veya dil sırtında üreyen bakterilerin oluşturduğu sülfür gazları sebebiyle oluşur. Bu kokunun en belirgin sebebi gece uykusu boyunca azalan tükrük sebebiyle dil sırtının ve ağzın kurumasıdır, tükürüğün yıkayıcı etkisinden korunduğu için dil sırtındaki bakterilerin sayısı artar. Daha fazla bakteri üremesi sonucunda daha fazla sülfür gazı üretilir. Böylece dil kokusu ortaya çıkar.

Fizyolojik ağız kokusunun diğer bir sebebi de bağırsak bakterilerinin faaliyetleri sonucu sindirim kanalında oluşan sülfür gazının ağızda birikmesidir. Hiçbir müdahaleye gerek kalmadan tükürük bezlerinin doğal temposuna yeniden ulaşması ile uyandıktan kısa bir süre sonra kaybolur. Ağzı su ile çalkalamak, kahvaltı yaparak tükürük bezlerini faaliyete teşvik etmek kokunun kaybolmasını hızlandırır.

Boğaz- sinus sebepli ağız kokusunda sık rastlanan sebepler sinüzit, tonsilit, farenjit, rinit, otit ve postnazal akıntıya neden olan KBB hastalıklarıdır. Kulak burun boğaz hekimi tarafından sebebe yönelik tedavi yapılır ilave olarak ağız hijyeni yükseltilir.

Sindirim kanalı sebepli ağız kokusunun sık rastlanan sebepleri ise gastrit, ülser, divertikülit,  duodenit, enterit, kabızlık, ishal, malabsorbsiyon, sindirim yetmezliği  ve bağırsak parazitleridir. Ağız kokusuna sıklıkla mide yanması şikayeti de eşlik eder. Gastroentereloglar tarafından sebebe yönelik tedaviye ilave olarak ağız hijyeni yükseltilir.

Nefes kokusu kan biyokimyasının değişmesinin sonucu olarak veya alt solunum yolundaki bir infeksiyona bağlı olarak nefes verme havasında herhangi bir koku bulunmasıdır. Örneğin kronik böbrek hastalarında nefes kokusu bazen balık kokusu şeklindedir, bu hastalar nefroloji servisine yönlendirilirken, şeker hastalarının nefeslerinde asetona benzeyen bir koku bulunur, endokrin servisine yönlendirilir.

Son olarak psikojenik sebepli ağız kokusunda; hastada fizyolojik koku dışında ağız kokusu yoktur, ama kendilerinde şiddetli bir ağız kokusu olduğunu zannederler, hastanın düşüncelerinde  ağız kokusu takıntısı mevcuttur. Psikiyatri servisine yönlendirilir.

 

Ağız kokusundan nasıl kurtulunur? agiz

Sonuç olarak ağız kokusundan kurtulmanın ilk adımı, kokunun kaynağının tespit edilmesidir ve bunun için yolunuz mutlaka bir diş hekiminden geçmelidir. Kişinin kendisine düşen en önemli görev dişlerini ve dilini her öğün sonrasında en az 3 dakika fırçalaması, mümkünse diş ipi kullanmasıdır. Ağız kokusunun geçmediği durumlarda ileri muayene ve tedavi planı yapılır.

Ağız kokusunu azaltmaya yardımcı olabilecek gıdalar su içeriği bol olan domates, pırasa, kereviz gibi sebzeler ve elma, armut gibi meyvelerdir. Havuç, turp sofralarda yer almalıdır. Ağız kuruluğuna engel olmak için gün boyu su içilmelidir. Su ağız içindeki bakterilerin minimumda tutulmasını sağlarken tükürük salgısını da arttırır. Beyaz un, beyaz şeker, glukoz/fruktoz şurubu ile tatlandırılmış tüm hazır gıdalar ağız içerisinde çürük oluşumuna neden olarak ağız sağlığını bozar, ağız kokusuna zemin hazırlar. Bu nedenle şeker tüketimi azaltılmalıdır. Probiyotiklerden zengin her türlü yiyecek ve içecek ,örneğin kefir ama özellikle yoğurt düzenli tüketilmelidir. İçeceklerde ve uygun yiyeceklerde tarçın ve karanfil kullanılabilir. Maydanoz ve taze olmak kaydıyla biberiye  nefesi tazelemek için yenilebilir. Kakule, anason, kişniş, rezene gibi baharatlar sofrada bulundurulmalı ve kullanmaya özen gösterilmelidir. Kahve taneleri, taze nane yaprakları çiğnenenebilir, portakal veya limon kabuğu emilebilir. Sarımsak, soğan ve baharatlardan kaçınmak yerine pişirerek yemek tercih edilmelidir. Sarımsak doğal antibiyotik olduğu için yasaklanmamalıdır. Çok fazla çay ve kahve kullanımı ağızdaki bakterilerin artmasına ve koku oluşumuna neden olur. Aynı şekilde alkol içeren gıdalar da kokuyu arttırıcı etkenlerdir.

Sosyal yakınlaşmanın ilk şartı temiz bir nefestir. Ağız kokusu olan birey, kendi kokusundan başkalarının rahatsız olmasını istemediği için, toplumdan uzaklaşır; beklentilerini kısıtlar, içe dönükleşir, az konuşur, giderek daha duyarlı ve daha kolay incinebilir bir iç yapı kazanır. Oysa ki tek yapılması gereken diş hekimleri ile görüşerek ağız kokusunun altında yatan nedenlerin tespit edilip tedavi edilmesidir. Unutmayın sağlıklı, tertemiz bir gülümsemenin açamayacağı kapı yoktur…

 

Diş Dostu onaylı Klinikler ağız kokusu oluşmadan önlem alırlar

Diş Dostu Onaylı Diş Hekimleri, ağız kokusu konusunda hastalarını doğru bilinçlendirirler. Zaten Diş Dostu Kliniklerin en önemli özelliği, hastalarının ağız ve diş sağlığını hastalıklar oluşmadan korumalarıdır. Diş Dostu bir yaşam biçimdir, diş hekimi çağımızda bizi doğru yönlendiren danışmanımız olmalıdırlar.

Koruyucu hekimlik uygulamaları eğer kişinin fizyolojik bir hastalığı yoksa, ağız kokusunu önlemek için yeterli olacaktır. Koruyucu uygulamaların en başında, kişiye göre değişebilen sıklıkta yapılan diş temizliğidir. İdeali 6 ay olmakla birlikte, kişiye göre diş hekimi  bunu  3 ayda bir  tekrarlayabilir.  Hatalı  ya da eski kron, köprü ve dolguların yenilenmesi, çürük dişlerin dolgu ile tedavi edilmesi, diş taşlarının  temizlenmesi, enfeksiyon kaynağı olan dişler ve yirmi yaş dişlerinin çekilmesi, ağız içerisindeki enfeksiyon kaynaklarının yok edilmesi sayesinde ağız içerisinden kaynaklanan kokuların başarıyla tedavisi mümkündür. Tedavide antiinflamatuvar içermeyen, alkol içermeyen, çinko bileşiği içeren diş macunu, gargara, sprey, pastil ve dişleri çürütmeyen diş dostu sakızlardan yararlanılmaktadır.

Türkürük salgısını arttıran Diş Dostu sakızlar

Diş Dostu Derneği,  ara öğünlerde diş dostu logosunu taşıyan sakızları önermektedir. Bunlar, hem bilimsel testlerden geçmiş hem de ağzı ferahlatan ve ağızda tükürük salgısını arttıran ürünlerdir. Ara öğünlerde bu ürünleri kullanmak sizi ve dişlerinizi temizleyecek ve ağız kokusunu önlemeye yardımcı olacaktır. Diş Dostu Onaylı klinikler için http://disdostu.org/klinik sayfasına ya da derneğimizi aramanız yeterli olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir